Merkez Müdürümüz Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Ürünlerinin Ruhsatlandırılması Sempozyumu’na Katıldı. 09.12.2016

26 Aralık, 10:27

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından düzenlenen "Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Ürünlerinin Ruhsatlandırılması" başlıklı sempozyum, Ankara Meyra Hotel’de gerçekleştirildi. Sempozyumda Üniversitemizi; Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Handan Ankaralı, Doç. Dr. Seyit Ankaralı ve Yrd. Doç. Dr. Cemil Işık Sönmez ile Arıcılık Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu temsil etti.

Sempozyumda; Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği’nin 27.10.2014 tarihli ve 29158 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve bu alanla ilgili çalışmaların oldukça eski tarihlere dayandığı ifade edildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün;  2014-2023 Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Stratejisi ile ülkelerin geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarını sağlık sistemlerine kanıta dayalı, güvenli ve ulaşılabilir özellikli olarak entegre etmelerinin üye devletlere önerildiği de belirtildi. Avrupa Birliği projesi olan CamBrella (Avrupa Politika Belgesi) Projesiyle 8 ayrı çalışma grubu oluşturulduğu ve durum tespiti yapıldıktan sonra üye devletlere ve üyelik başvurusu yapan devletlere bu alan ile ilgili çalışmalar yapılması gerekliliği bildirilen sempozyumda,  Sağlık Bakanlığı’nın 2013-2017 Stratejik Planı ile Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamalarının kanıta dayalı olarak araştırılması, geliştirilmesi, denetlenmesi ve mevzuat düzenlemesi konularında hedefler oluşturduğu dile getirildi.

Sempozyumda konuşan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, başta kanser olmak üzere, obezite ve diyabet hastalıklarında tamamlayıcı tıp ürünlerinin yaygın şekilde kullanıldığını ve bu konuda bir istismarın yaşandığını ifade etti. Bu ürünlerin diğer ilaçlarla etkileşimi sonucunda çok ciddi yan etkilerin görülebileceğine dikkat çeken Acar, ürünlerin Sağlık Bakanlığınca mı, yoksa Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca mı ruhsatlandırılması gerektiği sorusuna, “Eğer bir şey sağlıkla, sağlığın korunması ya da hastalığın tedavisiyle ilgiliyse ve 'ilaç' diye tanımlanıyorsa, dozu da belirtiliyorsa bunun Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması ve ilgili süreçlerin onlar tarafından yürütülmesinin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Eğer 'gıda' diye tanımlanıyorsa onun da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin ya da ruhsat süreçlerinin takip edilmesinin uygun olduğu kanaatindeyim.” şeklinde cevap verdi.

Geleneksel tıp ve tamamlayıcı ürünlerin ve bunlarla ilgili tedavilerin tıp, eczacılık ve sağlıkla ilgili fakültelerde, müfredata mutlaka dahil edilmesi gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Acar, bu ürünlerin hiç bir tıbbi eğitimi, alt yapısı olmayan kişi ya da kuruluşların eline bırakılmaması gerektiğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, üniversite ve akademik merkezlerde bu ürünlerin klinik çalışmalarının yapılarak, ürünün üretim, ruhsatlandırma, denetim süreçlerine yansıtılması ve üretim basamaklarının tümünün Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesi gerektiğini belirterek sözlerini sonlandırdı.

Sempozyumun bir diğer konuşmacısı TÜBA Kanser Çalışma Grubu Yürütücüsü ve Konsey Üyesi Prof. Dr. Taner Demirer,  dünyada kanser tedavisine yapılan harcamanın yılda 1 trilyon dolar, Türkiye'de ise yılda 3 milyar dolar olduğunu açıkladı. ABD'de yılda 34 milyar doların geleneksel ve tamamlayıcı tıp ürünlerine harcandığını vurgulayan Demirer, "Dünya genelinde kanser hastalarının yüzde 40'ı onkologlarından habersiz bu ilaçları kullanıyor. Hastalar belli bir noktaya geldiklerinde 'denize düşen yılana sarılır' hesabı birçok alternatif aramaya başlıyorlar. Bu ürünler de piyasada var ve kullanıyorlar. Bizim ülkemizde de hastaların yüzde 20-25'i bu ürünleri kullanıyor." diye konuştu. Bu tür ilaçların çoğu zaman hastalar tarafından kemoterapi sırasında kullanıldığına dikkat çeken Demirer, ilaç formu, dozu ve etkileri olan ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması ve eczanelerde satılması gerektiğini kaydetti. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda yeni bir yönetmelik hazırlığında olduğunu da belirten Prof. Dr. Demirer, sempozyumun çıktılarından oluşan bir raporun hazırlanarak ilgili kurumlara gönderileceğini ifade etti.

TÜBA Gıda ve Beslenme Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Kazım Şahin ise sempozyumdan, Türkiye'nin Ar-Ge çalışmalarına ihtiyacı olduğu sonucunun çıktığını aktardı. Tamamlayıcı tıp ürünlerinin saklama koşullarının da önemine değinen Şahin, bu ilaçların eczanelerden, doktora danışılarak alınması gerektiğini söyledi.

Konu ile görüşlerini dile getiren öğretim üyelerimiz, sempozyumdan geleneksel tıp ve bazı bitkisel ürünlerin % 80’e varan oranlarda ve çok kontrolsüz bir biçimde hastalar tarafından kullanıldığını sonucunun çıktığını ifade ettiler. Sempozyumda, geleneksel tıp uygulamalarının ehil ellerde denetimli olarak uygulanması gerektiğinin vurgulandığını belirten öğretim üyelerimiz, bitkiler içerisinde ilaç olarak kullanılacakların AR-GE çalışmalarıyla tanımlanması, tıbbi faydalarının ortaya konulması zorunlu hale getirilmesi, gıda takviyesi olarak kullanılacak ürünlerin bakanlıktan onay alması ve eczanelerde kontrollü olarak satılması gibi konularda önemli tespitlerin yapıldığını belirttiler.

Geleneksel ve tıbbi ürünlerin genel sağlık harcamalarının % 50‘sini oluşturduğunu ifade eden akademisyenlerimiz, sempozyumda önemli bir sektör haline gelen geleneksel uygulamalar ve bitkisel ürünler için acilen yasal önlemler alınması ve bu alanda yapılacak uygulamaların tümüyle ehil ellerde yapılmasıyla ilgili bilimsel tartışmaların gerçekleştirildiğini ifade ettiler.

Sağlık Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı’nın, 10 yıllık kalkınma planı kapsamında sağlık endüstrisindeki dönüşüm ve eylem planı çerçevesinde Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp ile ilgili çalışmalara öncelik verdiğini belirten öğretim üyelerimiz, sağlık ve çevre alanında desteklenen Üniversitemizde Sağlık Bakanlığı’nın öncelikleri ile paralel olarak Geleneksel Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulması ile ilgili proje önerisinde bulunacaklarını ifade ettiler. Böyle bir merkez kurulduğu takdirde akupunktur, apiterapi, apiair ve fitoterapi gibi geleneksel uygulamalara öncelik verileceği ve doğal ürünlerden ilaç üretimine yönelik araştırmalar yapılacağını dile getirdiler. Bu amaçla Üniversitemiz Tıp Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cemil Işık Sönmez ve Düzce Üniversitesi Arıcılık Araştırma Geliştirme ve Uygulama Merkezi (DAGEM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Meral Kekeçoğlu, bu sempozyuma katılarak konuyla ilgili ayrıntılı bilgi sahibi oldu.

 

 

×